Lotus bitkisi bir çok bilimsel çalışamaya konu olmuş, teknolojinin de etkisiyle ismi fazlaca duyulmaya başlanmıştır. Lotus bitkisinin en önemli özelliği çamurların ve en kirli yerlerin içinde olup hep tertemiz ve parlak kalabilmesidir. Kaygan ve pürüzsüz yaprakları sayesinde üzerine gelen en ufak bir toz parçasını bile sallayarak üzerinden iter. Yağmur yağdığı zaman ise yağmur damlalarını yaprağındaki kirli bölgelere doğru göndererek kendini temizler.

Lotus bitkisi bu özelliğiyle bir çok alana ilham kaynağı olmuştur. Mimari alanında, tekstilde, boya sektöründe kullanılmaya başlanmıştır. Yeni yapılan binaların dış yüzeyleri kendini temizleyebilme özelliği olan malzemelerle kaplanmaktadır böylece ek bir temizleme işlemine gerek kalmadan bina yüzeyi temiz kalmaktadır. Aynı şekilde kendini yağmur ile temizleyen boyalar üretilmekte ve dış cephe boyası olarak kullanılmaktadır. Tekstil sektöründe de lotus çiçeğinin bu özelliği kullanılarak kendini temizleyen kıyafetler, halılar, çoraplar ve daha bir çok şey üretilmektedir.

Lotus bitkisi ile nilüfer çiçeği birbirlerine çok benzemektedir. Hatta çoğu özelliği aynıdır. Aralarındaki tek fark boylarıdır. Nilüfer çiçeği en fazla 20 cm büyüyebilmektedir oysa lotus bitkisinin boyu 3 metreye kadar ulaşabilmektedir.