İsmini üzerinde bulunan kırmızı beneklerden alan Kızılca Kurbağa ülkemizde “Kırmızılı Kurbağa” olarakta adlandırılmaktadır. “Bombinatoridae” familyasının alt kategorisinde yer alan bu canlının anavatanı Avrupa’dır. Ülkemizde ise Kızılca Kurbağa’ya, Marmara, Akdeniz ve Ege Bölgesinde sıkça rastlayabilirsiniz. Ekolojik sistemde önemli yere sahip olan Kırmızılı Kurbağa zehirli deriye sahip olması ile bilinmektedir. Suya muhtaç olduğundan yaylalar da, ovalarda ve düz sulak arazilerde karşınıza çıkabilir.

Kızılca Kurbağanın Özellikleri Nelerdir?

Boyu 2 – 6 cm arasındadır. Maksimum 15 Gr ağırlığa ulaşabilir. Sulak alanlar, çayırlar, göletler ve dere kenarlarında yaşar. Erkek Kızılca Kurbağalar dişilerinden daha büyüktür. Derisi siyaha dönük grimsi bir renktedir. Karın bölgesinde kırmızı benekler bulunur. Bu benekler kamuflaj için büyük önem arz eder. İsmini üzerindeki beneklerden alan bu canlının, arka ayaklarında yüzmeye uygun olacak şekilde yüzme zarları bulunur. Bu zarlar suyun içinde daha hızlı hareket etmelerini ve manevra kabiliyetlerini arttırır. Dilleri yuvarlak ve ağız tabanı ile birleşiktir. Gözleri ise nispeten küçük olduğundan yukarı doğru bakar. Bu canlının iki alt türü bulunur. Bunlar Bombina ve Bombina Arifiyensis‘tir.

Kızılca Kurbağanın Zararları Nelerdir?

Kızılca Kurbağa’ya kendisini savunması için özel bir yetenek verilmiştir. Tehlikeli ve olumsuz durumlarda suyun içine dalıp kaçamazsa, hızlı şekilde ters dönerek rakibini korkutur ve ölü taklidi yapar. Bu esnada ağzının içinde bulunan ses torbaları sayesinde yüksek sesler çıkarır. Bu canlının en tehlikeli özelliği ise tüm vücudunu kaplayan içeriğinde “aerosol” maddesi barındıran, köpüklü ve zehirli bir salgıdır. Bu sıvı insanın gözlerinin yaşarmasına neden olabilen kuvvetli bir maddedir.