İnsanlık tarihi boyunca doğa olaylarının oluşma şekilleri hep merak konusu olmuştur. Özellikle gökyüzünde gerçekleşen doğa olayları daha gizemli ve çoğu zaman ürkütücü bulunmuştur. İnsanoğlu bu olayları incelemek ve nasıl gerçekleştiğini öğrenmek istemiştir.

Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında yağmurların çok olduğu zamanlarda yıldırımlar, şimşek ve gök gürültüsü gibi doğa olayları ile karşılaşırız. Bu doğa olaylarının hepsi birbiri ile ilişkili olaylardır. Yıldırım oluşmadıkça gök gürültüsü oluşması mümkün değildir ve çoğu zaman şimşek, yıldırım ve gök gürültüsüne yağmurda eşlik etmektedir. Gök gürültüsünün nasıl oluştuğunu anlamak için öncelikle yıldırımın nasıl oluştuğunu öğrenmek gerekir. Şimşek çakması sonucu oluşan yıldırımla birlikte havada yüksek derecede basınç ve sıcaklık meydana gelir. Bu basınç ve sıcaklık havanın çok hızlı bir şekilde genleşmesine sebep olur ve bu genleşme havada sonik denilen ses dalgalarını oluşturur. Gök gürültüsü diye adlandırdığımız doğa olayı aslında bu sonik adı verilen ses dalgalarıdır. Ses dalgalarının oluşturduğu yüksek gürültüdeki sesler gök gürültüsüdür. 

Gök gürültüsü oluştuğu konumun uzaklığı veya yakınlığı itibariyle farklı şekillerde duyulmaktadır. Eğer çatırdama şeklinde ve çok yüksek sesli bir gök gürültüsü duyuluyorsa yakında oluşmuştur.. Eğer gök gürültüsü uzak mesafede oluştuysa daha derinden ve ağır bir ses oluşturur.

Gök gürültüsü her zaman şimşek çakması veya yıldırım düşmesinden bir süre sonra duyulur. Bunun sebebi de ışık hızının ses hızından daha yüksek olmasıdır. Yani her zaman önce ışık görülür ardından ses duyulur.